Maddenin Halleri

MADDENİN HALLERİ

 

 

Doğada maddeler katı, sıvı ve gaz olmak üzere 3 halde bulunurlar.

1- KATI MADDELER
Belirli bir şekli ve hacmi olan maddelere katı maddeler denir. Dışarıdan bir etki olmadıkça katı maddelerin şekli ve hacmi değişmez. Taş, tuğla, tahta, silgi, kaşık, çatal, kitap, masa, televizyon gibi madde ve cisimler katı maddelerdendir.

2- SIVI MADDELER
Kullandığımız su, akarsular, göller, denizler, sıvı yağlar, meyve suları, süt, benzin, sirke gibi maddeler sıvı maddelerdir. Sıvı maddelerin belli bir şekli yoktur. Bu nedenle konuldukları kabın şeklini alırlar. Hacimleri bellidir. Ancak ısı etkisiyle hacimleri değişebilir. Sıvı maddeler akışkanlık özelliğine sahiptir.
Sıvı olmadıkları halde sıvı gibi akan maddelerde vardır.

Toz şeker, tuz un, toz deterjan, ince kum gibi maddeler konuldukları kabın şeklini alırlar. Bir kaptan başka bir kaba sıvı gibi aktarıla bilirler. Bu tür maddelerin sıvı gibi görünmelerinin nedeni çok küçük taneciklerden oluşmalarıdır.
3-GAZ MADDELER

Soluduğumuz hava, yakıt olarak kullandığımız doğal gaz ve likit petrol gazı ( LPG), kolonyanın, parfümün, soğanın kokusu, su buharı gaz halindeki maddelerdendir. Gaz maddelerin belirli bir hacmi yoktur. Gaz maddeler bulundukları kabı ve ortamı tamamen doldururlar.
Diğer bir özelliği de sıkıştırıla bilmeleridir. Örneğin araba lastiklerinin, topların içinde sıkıştırılmış hava bulunmaktır.

Makas, cetvel, silgi, kalem, kalem tıraş katı maddelerdir.
Su, sıvı yağ , sirke, süt sıvı maddedir.hava gaz maddelerden oluşmuş bir karışımdır.
Şeker, tuz ve çay gibi maddeler sıvı maddeler gibi akışkandırlar.

Yakıt olarak kullandığımız mutfak gazının sıkıştırılarak sıvı haline getirildiği, havayla temas ettiğinde tekrar gaz haline geddiğini Bütün maddeler bu üç halden birinde bulunur ve herhangi bir madde olağan koşullarda yalnızca o haliyle bilinir. Katı maddelerin, toz biçimine getirilmediği sürece, belirli bir biçimi ve hacmi vardır. Maddenin öbür iki hali olan sıvı ve gazın kendi başına belirli bir biçimi yoktur; sıvılar bulunduğu kabın biçimini alır, gazlar ise kabın içinde yayılarak her tarafını doldurur. Herhangi bir katı madde ile bir başka katı, sıvı ya da gaz arasındaki sınır çok belirgindir, ama sıvılar ve gazlar için durum böyle değildir.
Bütün maddeler moleküllerden, molekül­ler de bir ya da daha çok atomdan oluşur. Bir maddenin katı, sıvı ya da gaz halinde bulunması, moleküllerinin birbirine ne kadar yakın ya da uzak olduğuna bağlıdır. Katılarda atomlar, kimyasal bağ denen çekim kuvvetlerinin etkisiyle, sıkışık biçimde bir arada tutulur. Atomların oluşturduğu moleküller ise, bağ­lanma kuvvetinin (kohezyon) etkisiyle bulun­dukları konumu korurlar.
Hemen hemen tüm katışıksız maddeler katı haldeyken kristal yapıdadır; yani bunların, molekülleri ve atomları düzenli bir biçimde yerleşmiştir. Çok değişik türde kristal yapılı madde vardır. Atom ve molekül yapıları düzenli bir yerleşim göstermeyen katı maddelere ise, amorf ya da kristal yapılı olmayan katılar denir. Ama amorf gibi gözüken katıların pek çoğu aslında çok küçük kristallerden oluşmuş­tur; kurum, cam, plastik ve reçine gibi mad­deler ise gerçekten amorf katı maddelerdir. Pek çok madde (bileşikler), katı haldeyken birden çok biçimde bulunabilir; bu özelliğe polimorfizm ya da çokbiçimlilik denir. Örne­ğin, beyaz renkli bir katı madde olan kalsi­yum karbonat, doğada iki ayrı kristal yapıda bulunabilir; bunlar kalsit ve aragonittir. Bazı kimyasal elementler de, katı haldeyken deği­şik biçimlerde bulunabilir. Aynı elementin değişik biçimlerine alotrop ya da ayrı biçim denir. Elmas ve grafit, katışıksız karbonun değişik alotroplarıdır.
Katı hal, sıvı halin ve gaz halinin yanı sıra maddenin hallerinden biridir. Katı maddelerin özelliği, sıcaklık değişmediği sürece biçim ve boyutlarının değişmemesidir. Bunun nedeni, katıyı oluşturan atomlar arası ya da moleküller arası kuvvetlerin, ışıl titreşimlerin yıkıcı etkisine direnecek kadar güçlü olmalarıdır.
Katı halin başlıca iki biçimi vardır:

  • Atomların madde içinde düzenli bir dağılımı bulunduğu billurlar (tuz, şeker, vb.)
  • Atomların konumlarının düzensiz olduğu amorf madde (sözgelimi cam)

Billurların sıvılaşmaları için gereken erime noktası değişmezdir; amorf katılarsa, ısıtıldıklarında öncelikle esnekleşme eğilimi gösterirler.
Bir katının molekülleri, olağan sıcaklıklar­da tamamen hareketsiz değildir; bu molekül­ler, bulundukları noktalarda sürekli titreşir­ler, ama bu titreşimleri komşu moleküllerin çekiminden kurtulacak ya da konumlarını değiştirecek kadar güçlü değildir. Bu nedenle de katı, kendi biçimini korur. Bir katı madde ısıtıldığı zaman, molekülleri daha büyük bir enerjiyle titreşir ve birbirlerinden daha çok uzaklaşırlar. Katıların ısıtıldıkları zaman gen­leşmelerinin nedeni budur. Eğer, ısıtma sürerse, titreşimler artar ve sonunda, katı yapıyı bir arada tutan çekim kuvvetlerini yenecek bir büyüklüğe ulaşır. O zaman moleküller, çevrelerinde dolaşabilecek duruma gelirler ve katı eriyerek sıvı hale geçer. Her katışıksız maddenin kendine özgü bir erime noktası vardır. Örneğin buz 0°c’de erir ve suya dönüşür. Katışıksız olmayan, yani katışık maddeler ise birkaç derecelik bir sıcaklık aralığında erir; ama bunların erime noktası her zaman, maddenin katışıksız halinin erime sıcaklığından daha düşüktür. Bu nedenle erime noktası, herhangi bir madde­nin ne kadar katışıksız olduğunu gösteren iyi bir göstergedir. Bazı katılar ısıtıldıklarında, sıvılaşmadan doğrudan gaz haline geçer. Bu özelliğe süblimleşme ya da uçunum denir. Örneğin katı karbon dioksit (kuru buz), iyot, güvelere karşı kullanılan naftalin ve katı parfümler sıvılaşmadan süblimleşir.
Eğer bir katı madde bir sıvıya atıldığında erirse, yani sıvı (çözücü) içinde çözünürse, bir çözelti oluşturur . Değişik katılar, değişik çözücülerde değişik biçimlerde çözünür; bu, o katıların kendileri­ne özgü bir özelliğidir. Katıların öteki özellik­leri de, molekül yapılarına ve katıyı bir arada tutan bağların tipine bağlı olarak belirlenir. Bu nedenle katıların, sertlik, gevreklik (kırılganlık), dövülebilirlik (katının biçimlendirilebilme kolaylığı), süneklik (katının silindirle­rin arasından çekilerek ya da dövülerek incel­tilebilme kolaylığı), basınca karşı direnç gibi pek çok özelliği birbirinden farklıdır.
Maddenin katı hali önceleri fazlaca incelen­memişti ve bilim adamları daha çok gazları araştırmışlardı. 20. yüzyılın başlarında ise, bilimsel araştırmalar sıvılar üzerinde yoğunlaştırıldı. Ama bugün katı hal sanayi açısın­dan büyük önem taşımaktadırve günümüzde bu alanda binlerce bilim adamı araştırma yapmaktadır. Katı hal ya da katılar fiziği, fiziğin yeni ama çok önemli bir dalı durumuna gelmiştir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s